Müzik dediğin insanı mutluyken mutsuz, mutsuzken mutlu yapabilmeli derim hep. Yarım saat öncesinde iyi hissediyordum kendimi, bir şarkı açtım, dinledim. Tekrar dinledim, tekrar dinledim, tekrar, tekrar... Çoğumuz yaparız bunu belki, 3 buçuk dakkalık şarkıya yıllarımızı yükleriz. Sonra dinleriz, yıllar olur beynimizde asırlarca yük, dert, sıkıntı, hasret, hüzün...
Person of Interest diye bir dizi var, ölmeden izlenmesi gereken dizilerden biri bence. Dizinin 1. sezon 21. bölümünü tekrar izledik arkadaşla, ve John reis bize şu soruyu yöneltti: "Seni hayata bağlayan biriyle tanışırsın ve daha iyi biri olursun. Peki o kişi hayatından çıktığı zaman nasıl biri olursun?"
Biri hayatınıza girer, sizi sizinle tanıştırır. "Bak bu kişi sensin aslında, bunlar senin içindeki zindanlardaydı, ben onları azad ettim. Hepsi aslında iyi kalpli ama azgın suçlular: Sevgi, özlem, şefkat, şehvet..." O size kendinizi tanıtırken çok iyi bir insan olmaya başlarsınız, daha duyarlı bir insan, daha mutlu bir insan, daha duygulu bir insan... Daha önce farketmediğiniz özellikleriniz, kabiliyetleriniz gün yüzüne çıkar: Şiir yazmaya başlarsınız, yazı yazmaya başlarsınız, resim çizmeye başlarsınız... Karşınızdakinin 1 saniyelik gülümsemesi için 1 haftanızı harcarsınız, belki daha fazlasını. Kendinize şaşırırsınız: "Bu ben miyim?", "Bu kelimeleri sarf eden ben miyim?", "Bu kadar nasıl bağlanabildim?", "Nasıl da bir parçam oluverdi hemen?" Her şeyiniz oluverir bir anda, her anınız oluverir, her anınız, her gülümsemeniz, her göz yaşınız, her hüznünüz, her nefesiniz...
Sonra o kişi gider, nefesiniz kesilir, gülümsemeniz kesilir, göz yaşları tükenir, anılarınız acılara dönüşür... Kendinizden hiç beklemediğiniz hareketlerle karşılarsınız, kendinize tutamayacağınız sözler verirsiniz, bozacağınız yeminler edersiniz, pişman olacağınız kararlar verirsiniz, unutmak istediğiniz geceler yaşarsınız, daha sonra küfürler edeceğiniz anlar olur. Ve değişirsiniz, tıpkı daha önce değiştiğiniz gibi ve değişime sebep olan kişi de aynıdır.
Peki nasıl değişirsiniz, nasıl biri olursunuz, nasıl biri haline gelirsiniz?
Biz yazmaya da çizmeye de aşık olduktan sonra başladık kardeşim. İlham kaynağımız aşktı bizim. Şimdi de yazıyoruz ama boş yazıyoruz be. Çünkü ilham kaynağımızı yitirdik. Yitirdiğimiz yalnızca ilham kaynağımız olsa keşke...
YanıtlaSil...
Silla gardaş adam döktürmüş üstteki yorumda, senin attığın cevaba bak :)
YanıtlaSilO söylencek bir şey bırakmamışsın demek ciğerim
Silbi de bişiy diyecem. Aşk ne ya hu ?
YanıtlaSil